İki Akış Arasında Mühürlenen Bilinç; Devin Kalesi
Devin Kalesi, iki nehrin kavuştuğu yerde yalnızca taşla yükselmiş bir savunma yapısı değildir; o, akışların birbirini iptal etmediği, aksine birbirini gerdiği bir eşikte durur ve bu gerilim, yüzyıllardır görünmeyen bir bilinç alanı üretir. Tuna’nın ağır, geniş ve sabırlı akışı ile Morava’nın daha hızlı, daha huzursuz karakteri burada birbirine değdiğinde, suyun üstünde sakin bir yüzey oluşur ama alt katmanda sürekli hareket eden, yer değiştiren bir bellek çalışmaya başlar. Gölge Şehir okumasında Devin, iki zamanın çarpıştığı bir kilit noktadır. Nehirler yalnızca coğrafi sınırlar çizmez; kültürleri, imparatorlukları ve düşünce biçimlerini taşır. Bu yüzden Devin’in bulunduğu konum, tarih boyunca “geçilmesi gereken” değil, kontrol edilmesi gereken bir eşik olarak görülmüştür. Buraya kurulan her taş, yalnızca düşmana karşı değil, akışın kendisine karşı da konumlanmıştır. Kalenin yükseldiği kaya kütlesi, yeraltında doğal boşluklar ve çatlaklarla doludur; bu durum, yapının rastgele değil, bi...