La Defense
La Defense, Paris’in doğal olarak büyümüş bir semti değil, bilinçli biçimde şehirden dışarı taşırılmış bir sonuçtur; Notre-Dame’da dengeyle başlayan, Louvre’da yön kazanan, Tuileries’te yumuşatılan ve Concorde’da kırılan eksen, burada artık hiçbir duygusal ya da sembolik yük taşımadan saf bir doğrultu haline gelir. Bu yüzden La Defense, Paris’in merkezi değildir ama en net ifadesidir. Merkez arkada bırakılmış, niyet ileriye fırlatılmıştır. Bu bölgenin kalbinde yükselen Grande Arche, bir zafer takı gibi görünse de aslında kapalı bir anıt değil, bilinçli bir boşluk olarak tasarlanmıştır; içi dolu bir sembol yerine, çerçeveleyen bir form seçilmesi, burada kutsallığın değil, kontrol edilebilir alanın yüceltilmek istendiğini gösterir. Bu yapı göğe uzanmaz, yukarı çağırmaz; aksine bakışı ileriye sabitler ve geçmişle bağını koparmış bir gelecek fikrini dayatır.
Ley hatları açısından La Defense, bir düğüm değildir; burası hattın uç noktası, yani enerjinin artık dönmediği, geri çağrılmadığı yerdir. Stonehenge’te hat hissedilir, Londra’da yönetilir, Paris’te sahnelenir; La Defense’ta ise sonlandırılır. Enerji burada toplanmaz, dağıtılmaz; kullanılır. Cam, çelik ve keskin hatlar, bu kullanımın mimari dilidir. İnsan ölçeği kaybolur, perspektif büyür, birey silinir. Bu yüzden La Defense’ta dolaşan kişi, Paris’teki diğer duraklarda hissedilen estetik büyüyü ya da tarihsel ağırlığı hissetmez; burada hissedilen şey mesafedir. Binalar birbirine yaklaşmaz, sokaklar insanı sarmalamaz; her şey geniş, açık ve soğuktur. Bu soğukluk bir eksiklik değil, bilinçli bir tasarım tercihidir. Çünkü burası aidiyet üretmez, verim üretir.
Gölge Şehirler anlatısında La Defense, Paris hattının en tehlikeli ama en dürüst noktasıdır; çünkü burada hiçbir şey gizlenmez. Güç, kendini sanatla kamufle etmez, tarihle meşrulaştırmaz, dinle yumuşatmaz. Güç burada olduğu gibi durur. Bu yüzden La Defense, Notre-Dame’ın ruhsal merkez oluşunun tam karşısında yer alır; biri insanı yukarı çağırır, diğeri onu sisteme yerleştirir.
Paris ekseni burada tamamlanır ama kapanmaz; çünkü La Defense bir son değil, bir eşiktir. Bu noktadan sonra hat, şehirden çıkar, ulus sınırlarını aşar ve küresel ölçekte başka merkezlerle soyut bir ağ kurar. Paris artık bir şehir değil, bir model haline gelir.

Yorumlar
Yorum Gönder