Iona Adası


Iona Adası, haritada küçük bir kara parçası gibi görünse de, Britanya’nın bilinç coğrafyasında orantısız derecede büyük bir boşluk kaplar; burası gücün sergilendiği, taşın yükseltildiği ya da göğün ölçüldüğü bir merkez değildir, aksine bilginin susturulduğu, egonun geri çekildiği ve niyetin sadeleştiği bir alan olarak var olur. Callanish’te taşlar konuşur, Highlands’te dağlar yankı yapar, fakat Iona’da her şey fısıltıya iner; çünkü burası yükseltmek için değil, taşımak için seçilmiştir. Adanın konumu rastlantı değildir; batıya, yani güneşin battığı yöne açık oluşu, Iona’yı kadim sembolizmde geçiş ve bırakma ile ilişkilendirir. Gün batımı burada bir manzara değil, bir ritüeldir; ışık her akşam suya doğru çekilirken, ada sanki her gün yeniden boşaltılır. Bu yüzden Iona, ley hattı üzerinde bir düğümden çok bir filtre gibi çalışır; Callanish’ten gelen ağır ve yoğun hafıza burada yumuşar, Highlands’e taşınabilecek hale gelir.

Iona’nın merkezinde yer alan manastır, bu hattın insan eliyle kurulmuş nadir yapı taşlarından biridir; ancak bu yapı, güneydeki katedraller gibi iktidarı temsil etmez, bilinçli bir geri çekilişi simgeler. Aziz Columba’nın burayı seçmesi, yeni bir düzen kurmak için değil, eski bilgiyi bastırmadan başka bir dilde saklamak içindir. Bu nedenle Hristiyanlık burada fetih değil, örtme biçimi olarak tezahür eder; taşlar yıkılmaz, isimler değişir, ritüeller sessizleşir. Ley hatları açısından bakıldığında Iona, hattın dengeleyici merkezidir; burada enerji ne yükselir ne çöker, sadece yayılır ve sakinleşir. Bu sakinlik, adayı yüzyıllar boyunca cenazelerin, kralların ve önemli figürlerin son durağı haline getirmiştir; çünkü Iona’da gömülmek, bir yere kapatılmak değil, bir çizginin içine bırakılmak anlamına gelir. Toprak burada sahiplenmez, kabul eder.

Callanish → Iona → Highlands hattında Iona’nın rolü bu yüzden kritiktir; eğer Callanish kuzeyin hafıza deposuysa, Iona hafızanın vicdanıdır. Burada bilgi ne yüceltilir ne de dağıtılır; önce arındırılır. Bu arınma olmadan Highlands’teki doğa hattı kaosa dönüşürdü, fakat Iona sayesinde enerji parçalanmadan önce insan ölçüsüne iner.

Gölge Şehirler anlatısında Iona Adası, İskoçya’nın ruhsal diyaframıdır; nefes burada alınır, sonra verilir. Ada sessizdir, çünkü sessizlik burada bir eksiklik değil, işlevdir. Bazı merkezler hatırlamak içindir, bazıları unutmamak için; Iona ise hangisini ne zaman yapacağını bilen yerdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Eksenine Kurulan Şehir; Londra’nın Ley Hatları

İskoçya’nın İç Ley Hattı